23 Şubat - 17 Nisan 2021

"ÖN SÖZ" Sergi Kataloğu

"ÖN SÖZ"

 

Cadde 160 Art Gallery, bünyesinde düzenlenmesi planlanan sanatsal faaliyetlerinin ilki olan “ÖN SÖZ” Resim Sergisi’nde, güncel resim sanatımızın değerli isimleri Kadir Ablak, İsmail Tetikçi ve Osman Akça ile kendi ‘ön söz'ünü yazmaya başlarken, içinden geçtiğimiz aktüel süreçte artan duyusal ihtiyaçlarımızın karşılanmasına katkı sağlamak adına bizlere sanatla aydınlanan bir kapı aralıyor.

 

ÖN SÖZ Resim Sergisi, sanatı insan varlığına bir düşünme imkânı ve alanı olarak öneren Fransız yazar ve filozof Gilles Deleuze'un, "sanat eserini çözümleyen ve analiz eden bir yaklaşımdan ziyade eseri yorumlayan ve alımlayanın, kendisinde bir dil geliştirdiği" yaklaşımın gerekliliği vurgusundan hareketle, her biri bir 'ön söz' niteliğinde olan eserlerden oluşmaktadır.

 

Sanatçının, eseri yaratma sürecine değin birikimlediği bilişsel, düşsel, tinsel derinliklerini bir düzleme yansıtması sonucunda yarattığı fiziki eser, aslında metaforik olarak sanatçının sanatının ve de dolayısıyla sanatçının ideolojik varlığının ifadesinin bir nevi ön sözüdür. Fiziki olarak izleyicisiyle buluşan her eser, izleyenin eseri yorumlayabilme kapasitesi, sanat duyarlılığı ve hassasiyeti ölçüsünde derinliğini ifadesini ve anlamsal varlığını genişletir.

 

Sergide eserleri yer alan sanatçılardan Kadir Ablak'ın “Bir Metropol’ün Anatomisi” serisi, aslında yıllardır devamı gelmekte olan bir ön sözdür; henüz noktası konulmamış olan. İçinde neredeyse hiç göstermediği kentliyi, sosyolojik buhranı, büyük bir şehirde küçücük alanlarda devinimde olan kaotik yaşamları, her semtinin bir memleket gibi, birbirinden adı konulmamış sınırlarla ayrışmasını, rahat ve dışavurumcu deseninin bir kenti özümsemekle bağıntılı olduğunu ve izleyiciyi güzellik/gerçeklik ikileminin tercih kavşağında bıraktığını yorumlayabilmemiz ise, onun sanatının tuvalinde sağladığı düşünme alanı ile imkân bulabilmektedir.

 

İsmail Tetikci'nin yarattığı doğa atmosferinde yalnız figürleri birer ön sözdür. Varlığına anlamlar yığan insanın, varlıktan azaldıkça, ‘varlık’ta zenginleşeceği eşiğinde düşündürür izleyiciyi. Her figür, varlık/hiçlik diyalektiğinde bir aynadır onun eserlerinde. Her gölge ise, varlığın metaforik bir prangasıdır adeta. Oysa, bütünden kopuştur insanın “varlık” olarak addettiği.

 

Osman Akça'nın ön sözleri ise, bisikletleri ve kuşlarıyla kullandığı metafor ve imgelerdir. Kuşlar; yadsınmış sınırlı özgürlüklerin karşısında, arzusunun dahi neredeyse yittiği sınırsız özgürlükleri izleyicinin düşüncelerine teslim ederler. Kalabalık kent meydanlarına, sokaklarına bıraktığı bisikletler ise, şehirlerin deformatif yığınları arasında bir boşluk arar ve belki de bizlere yaratır; ardından, Akça'nın arzuladığı o özgürlüğe doğru tekerleklerini çevirirler üstlerinden uçmakta olan kuşlarla beraber...

 

İşte ÖN SÖZ sergisinde sanatçılar; izleyiciyi kente, doğaya ve özgürlüğe dair olgularının eşliğinde, her biri ayrı bir metin içeriği ile donatılı kendi 'ön söz'leriyle baş başa bırakmaktadırlar. 

Aliye Selin Berberoğlu